David Hume Felsefesi

İnsan beyninde olup biten ne varsa Sir İsaac Newtonun deneysel yöntemini uygulayarak, yeni bir insan bilimi kurgulamayı, kurmayı ve akabinde geliştirmeyi öneren David Hume, tüm iyi niyeti ve yüksek amaçlarına rağmen, İngiliz empirizminin temel ilkelerini koruduğu için son çözümlemelerinde septisizme (kuşkuculuk) düşmekten kurtulamamıştır. Bizim sadece, kendi zihnimizde doğrudan doğruya, aracısız olarak tecrübe ettiğimiz fikirleri, duyumları ve izlenimleri bilebileceğimizi, bilgi konusunda  kendi zihnimizin ötesine bir türlü geçemediğimizi ve bundan dolayıdır ki herhangi bir şeyin insan beyninden müstakil  var olduğunu söyleyemeyeceğimizi belirtir Hume. İnsan zihnini bilgi bakımından analize ettiğinde, insan zihninde bulunan tüm ürünlerin bize duyular aracılığıyla ve deney tarafından sağlanan malzemeye irca edilebileceğini görmüştür, bu malzeme ise sadece ve sadce algılardan başka hiçbir şey değildir.

Kısacası, David Hume düşüncenin insanlık tarihindeki en önemli, en mühim şey olduğunu söyleyen bir düşünürdür.

 

Ünlü Filozof Gilles Deleuzee göre ise Hume için söz konusu olan zihin psikolojisini, zihnin duygulanımlarının psikolojisiyle ikame etmektir. Zihin psikolojisi imkânsız, kurulamaz olandır, çünkü nesnesinde ne gerekli istikrarı ne de gerekli evrenselliği bulabilir; insanın gerçek bilimini yalnızca bir duygulanımlar psikolojisi kurabilir.

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın